Anılar Nasıl Oluşur?

7 Haziran 2020

Anılar nasıl oluşur, hiç merak ettiniz mi? Her anıyı istediğimiz zaman hatırlayabilir miyiz, her yaşadığımız an sonsuza dek beyinlerimizde saklanabilir mi? 

Birçok uzman anıları depolamanın üç yolu olduğunu düşünüyor: ilk önce duyusal aşamada; sonra kısa süreli bellekte; ve sonuçta, bazı anılar için, uzun süreli hafızada. Çünkü beynimizdeki her şeyi saklamamıza nihayetinde gerek yok, insan hafızasının farklı aşamaları, günlük olarak karşı karşıya olduğumuz bilgi selinden korunmamıza yardımcı olan bir tür filtre işlevi görür.

Duyusal Bellek (Sensory Memory) 

Bir anının oluşması öncelikle algılamayla başlıyor: Algılama esnasında bilginin kaydedilmesi, genellikle bir saniye bile sürmeyen kısa duyusal aşamada gerçekleşir. Görsel bir desen, ses veya dokunma gibi bir algılamanın stimülasyon bittikten sonra kısa bir süre dinlenmesine izin veren duyusal hafızanızdır. Bir bilginin duyusal hafızadan kısa süreli hafızaya geçiş yapabilmesi için bir etmen vardır: dikkatinizi vermeniz gerek. Kısa süreli bellek oluşumu o ana, yaptığınız işe, dinlediğiniz konuşmaya, öğrendiğiniz bir tekniğe dikkatinizi vermenize bağlıdır. 

Kısa Süreli Bellek (Short-Term Memory) 

Bu ilk uyarılmadan veya algılamadan sonra, bilgi kısa süreli bellekte saklanır. Kısa süreli bellek iki bölümden oluşur : “kısa süreli bellek” ve “çalışan bellek”. Kısa süreli bellek, beynin bilgileri geçici olarak depolamasıdır, böylece gördüğünüz bir telefon numarasını hatırlayabilirsiniz. Çalışma belleği ise, daha kompleks bilgilerde devreye girer. Örneğin bir matematik problemi çözmeye çalışırken formülünü hatırlamak gibi bilgileri işlemek amacıyla bilgileri beyinde depolar.

Psikologlar hafızayı geliştirmekten bahsettiklerinde, aslında çalışma hafızasından bahsediyorlar. Çünkü beynimizin en çok çalışma belleği üzerinde kontrolü ele alabiliriz  ve onu aktif bir şekilde geliştirebiliriz.

Uzun Süreli Bellek (Long-Term Memory)

Kısa süreli belleğin kapasitesi tahmin edebileceğiniz üzere oldukça sınırlıdır, bu bellek yaklaşık 7 öğeyi 15-30 saniye boyunca tutabilir. Bu süre çeşitli hafıza teknikleriyle uzatılabilir. Örneğin, diyelim ki bir telefon numarası ezberlemeye çalışıyorsunuz. Numarayı üçerli rakamlara bölerek ezberlediğinizde çok daha kolay ve uzun aklınızda tutabildiğinizi, bu numarayı sürekli aklınızda tekrar etmedikçe hemen unuttuğunuzu fark etmişsinizdir. 

Tekrarlamadığınız bilgiler uzun süreli belleğe geçemeden kısa süreli bellekten bir süre sonra kaybolacaktır. Fakat her tekrarlanan bilgi uzun süreli belleğe aktarılacak diye bir kural yok. Bilgi ne kadar sık tekrarlanırsa veya kullanılırsa, uzun süreli bellekte kalma veya saklanma ihtimali o kadar artıyor. Kısıtlı süreli ve hızla etkisini yitiren duyusal ve kısa süreli hafızanın aksine, uzun süreli hafıza sınırsız miktarda bilgiyi süresiz olarak saklayabilir. Bu, uzun süreli hafızada yer etmiş her anının ömrünüzün sonuna kadar hatırlayacağınız anlamına da gelmiyor. Bir anı uzun süreli belleğinizde bir gün de, bir hafta da, bir ömür boyu da kalabilir. 

Uzun süreli anılar oluştuğunda, hipokampus “çalışma belleği”nden bilgileri toplar ve beynin sinirsel kablolarını değiştirmeye başlar. Sinirsel kablolar; aslında nöronlar ve sinapslar arasındaki bağlantıdır. Hipokampusun oluşturduğu bu yeni bağlantılar kullanıldıkça, yani tutunduğunuz o anıyı beyin hatırladıkça, anılar kalmaya devam eder. Psikologlar uzun süreli belleği ikiye ayırıyor: yakın zaman ve uzak zaman. 

Peki, uzun süreli hafızada tam olarak ne tür bilgiler saklanabilir? Bu anılar çocukluk anılarınız, başınızdan geçen spesifik olaylar, genel kültür bilgileri, araba kullanmak veya bisiklet sürmek, takla atmak, yüzmek gibi uzun dönemli, yaşayışınızı etkileyen bilgilerdir. 

Kaynakça : 

https://lesley.edu/article/stages-of-memory

https://www.verywellmind.com/what-is-short-term-memory-2795348

https://science.howstuffworks.com/life/inside-the-mind/human-brain/human-memory2.htm

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *