Hafıza Hakkında Bilmen Gereken 5 Detay

7 Haziran 2020

Hafızamız bize zaman zaman oyunlar oynayabiliyor. Daha dün ne yediğimizi unuturken, çocukken bindiğimiz bisiklet tekerleğine takılan jant boncuklarını hatırlayabiliyoruz. Benliğimizi anlamlandırmaya çalışırken belki de en büyük dayanağımız olan hafızamız, anahtarları nereye koyduğumuzu hatırlarken de hayatımıza devam edebilmemize yardımcı oluyor. Tüm bu karmaşanın içinde beynimize yüklemeye çalıştığımız onca bilgiyi depolayabilecek kadar kompleks bir yapıya sahip olan beynimizin ve hafızanın yapısına dair ilginç bilgilere beraber göz atalım. 

  1. Hipokampus Yeni Anılar Oluşturmanızı Sağlar:

Daha önce hipokampusun, beyinde kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçiş sürecindeki bilgileri birleştirmede önemli bir rol oynadığından bahsetmiştik. Hipokampus, beyinde duygular ve uzun süreli anılarla ilişkili bir sistem olan limbik sistemin bir parçası olan at nalı şeklinde bir alandır. Anıları şekillendirme, organize etme ve saklama gibi karmaşık süreçlerde yer alan hipokampus diğer bir deyişle hafızamızı oluşturan bir yapı taşı diyebiliriz. Beynin her iki tarafı simetrik olduğundan, hipokampus her iki yarımkürede de bulunabilir. Hipokampusa zarar vermek, anterograd amnezi olarak bilinen yeni anılar oluşturma yeteneğini engelleyebilir. Artan yaşla birlikte etkili işleyişi de azalabilir. 

Hafıza hakkında dipnot: Anılar istediği kadar canlı ve uzun süreli olabilir, fakat şu da unutulmamalıdır ki beyin her zaman unutmaya ve yanlış hatırlamaya/kurgulamaya meyillidir. 

  1. Kısa Süreli Anılar Daha Hızlı Unutulur:

Kısa süreli belleğin toplam kapasitesi oldukça sınırlıdır. Uzmanlar, yaklaşık 20 ila 30 saniye kadar kısa süreli bellekte yaklaşık yedi öğe tutabileceğinize inanıyorlar. Bu kapasiteyi, ilgili bilgileri daha küçük “parçalara” ayırarak gruplamayı içeren bellek stratejileri ile genişletilebilir. Bugün, birçok bellek uzmanı, kısa süreli belleğin gerçek kapasitesinin muhtemelen dört numaraya daha yakın olduğuna inanıyor. Bunu kendinizle bir deney yaparak da görebilirsiniz. Rastgele seçtiğiniz 20 kelimelik bir liste oluşturun ve bu listeyi ezberlemeye çalışarak 2 dakika geçirin, daha sonra boş bir kağıda hatırlayabildiklerinizi yazmaya çalışın. Kaç kelime yazabildiniz?

  1. Test Edilen Bilgileri Daha Kolay Hatırlayabiliyoruz:

Bilgiyi incelemek ve prova yapmak hatırlamak için en iyi yol gibi görünse de, araştırmacılar bilgi üzerinde test edilmenin aslında hatırlamayı iyileştirmenin en iyi yollarından biri olduğunu keşfettiler.

Bir deney, derse çalışan ve daha sonra test edilen öğrencilerin, testlerin kapsamına girmeyen bilgilerde bile, bilgilerin uzun süreli olarak daha iyi hatırlandığını buldu.Ders çalışmak için ekstra zamana sahip olan ancak test edilmeyen öğrencilerin bilgileri hatırlamada önemli ölçüde düşük olduğu görülmüştür. Bu bilgiler ışığında, okul hayatımız boyunca bazen hayıflanarak, bazen heyecanlanarak girdiğimiz tüm sınavların aslında bilgileri daha uzun süreli hatırlamayı iyileştirdiğini de söyleyebiliriz. 

  1. Hafıza Geliştirme Tekniklerini Öğrenebilirsiniz: 

Gün içinde bir odadan bir odaya gidip neden buraya geldiğinizi hatırlamadığınız oluyor, biliyoruz. Merak etmeyin, hafızanızı geliştirebilmek için birçok yöntem var. Hafızanızı güçlendirmek için bunları deneyebilirsiniz: 

  • Gün içinde yapacaklarınızı listelemek, notlar almak. Bu bilgileri takip etmek için teknolojiden yardım alabilirsiniz. Önemli tarihleri, randevuları, işleri ve notlarınızı kaydetmek için hatırlatıcı uygulamalar kullanarak işinizi kolaylaştırın.
  • “Zihinsel fotoğraf” çekmek yardımcı olabilir. Sistematik olarak sık sık unuttuğunuz şeyleri (evin anahtarlarını nerede bıraktığınız gibi) zihinsel bir şekilde not etmeye çalışmak, işleri daha iyi hatırlamanıza yardımcı olabilir. Bir dahaki sefere anahtarlarınızı bir yere koyduğunuzda, bir dakikanızı ayırın ve anahtarların olduğu yere bir göz atın. Anahtarları yakınındaki nesnelerle ilişkilendirerek zihinsel olarak fotoğraf çekmeye çalışın.
  • Ezberleme tekniklerini mümkün olduğunca kullanmaya çalışın. Bu teknikleri kullandıkça hafızanın hatalı yerlerinden kaçınarak beyninizi yeni şekillerde çalışacak şekilde eğitebilirsiniz. Her şeyin başı eğitim.
  1. Kokular Güçlü Anı Tetikleyicisi Olabilir:

Kokular bizi bazen alıp götürür, çocukluğumuza, ilk aşkımıza, eski mahallemize. Neden kokular bize anıları geti getirecek kadar güçlüdür? Öncelikle, koku alma siniri, beynin hem duygusal hem de duygusal hafıza deneyimine bağlı olan alanı olan amigdalaya çok yakındır. Ek olarak, koku alma siniri, bu yazıda daha önce öğrendiğiniz gibi hafıza ile ilişkili olan hipokampusa çok yakındır. Bu sebeptendir ki gerçek koku alma yeteneği hafıza ile oldukça bağlantılıdır.

Araştırmalar, beynin belleğe bağlı bölgeleri hasar gördüğünde, kokuları tanıyabilme yetisinin gerçekten bozulduğunu göstermiştir.

Bir kokuyu tanımlamak için, daha önce kokladığınızı hatırlamanız ve daha sonra aynı zamanda meydana gelen görsel bilgilerle ilişki kurmanız gerekiyor. Hafızayı tetiklemek için not almak, fotoğraflara bakmak, videolar izlemek, günlük okumak şöyle dursun; kokular anıları şıp diye aklımıza getirip sereserpe gözümüzün önüne getirebilmeleri bambaşka bir deneyim yaşatıyor.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *